Ortadoğu’da küçük bir kent nasıl oldu da bütün insanlığın umudu oldu?

1926914_765889976860793_8332628839665070459_n
Irak’ın ve Suriye’nin kentleri tek tek DAİŞ’e teslim olurken, Kobanê gibi küçücük bir kent bir anda hem direnişin kalesi hem de insanlığın umudu oldu. Kuşkusuz Kobanê direnişi ve bu direnişe önderlik eden özgürlük sosyolojisi bundan sonrada dünya insanlığının üzerinde en çok konuşacağı konuların başında gelecektir.

Bir karabasan gibi Ortadoğu halklarının üzerine çöken kara bayraklı barbar çeteler önlerine çıkan her şeyi yakıp yıkarken, Kobanê direnişi bu uğursuzluğu ters yüz etmeyi başarmıştır. Irak ve Suriye kentlerinde köle kadın pazarları kurulurken, Kobanê ‘de Kürt kadınları bu kara bayraklı çetelere karşı onur ve özgürlük mücadelesi vererek bir anda bütün dünyanın ilgi odağı haline gelmeyi başardılar. Kadınların bu görkemli direnişi aynı zamanda Kobanê etrafında şekillenen yeni bir dayanışma ağı geliştirdi.

Aslında Kobanê ‘de direnişe önderlik eden çizgi kırk yıldır Ortadoğu’da ki gerici ulus devletlerine karşı mücadele eden çizgidir. Bu özgürlük çizgisi koşullar ne olursa olsun sonuna kadar insanda ısrar eden bir çizgidir. O yüzden de otuz yıllık savaş pratiğinde asla kör şiddet sarmalına düşmemiştir. Bu özgürlük çizgisi öteden beri gerici ulus devlet çizgisi ile çatışma halindeydi.

Bu yüzden Kobanê savaş asla sadece bir DAİŞ saldırısı olarak algılanmamalıdır. DAİŞ, Ortadoğu’da ki gerici ulus devletlerinin kullandığı bir barbar çetedir. Bu çetenin içinde bütün bu gerici ulus devletlerin parmağı vardır. Kimisi insan desteği, kimisi silah desteği, kimisi lojistik destek, kimisi de kentleri bu çetelere teslim ederek destek vermiştir. Kimisi de zihniyet desteği vermiştir.

Kobanê ‘de düşürmeye çalışılan şeyin sadece Kobanê olmadığını biliyoruz…

Kobanê “düştü düşecek” diye sevinç naralarının neden atıldığını hepimiz biliyoruz.

Sokak ortasında insanların kafasını kesen, cami-türbe bombalayan ve hiç bir ahlaki ve etik kaygı duymayan bir çeteye sempati beslemek, onun başarısına sevinmek normal insan davranışı değildir. Böyle bir çizginin Kobanê ‘de başarı göstermesine sevinmek köklü bir düşmanlığın dışa vurumu dur.

Kobanê kantonunda elde edilen görkemli zafer haklı olarak Türkiye kentlerinde de coşkuyla kutlandı.

Kobanê ile Diyarbakır’ın ne alakası var sorusunu soranlara bu kutlamalar net bir şekilde cevap olmuştur.

Kobanê, aynı zamanda Cizre’dir, Amed’dir, Şengal’dir, Hewler’dir, Musul’dur, Kerkük’tür hatta Xocvan’dır… Nerede insanlığın üzerine çökmüş bir karabasan varsa orada bu karabasanın önünde görkemli Kobanê direnişi vardır…

Kobanê zaferinden sonra Rojava kantonlarına yönelik Kuzey Suriye açıklamalarının gelmesi elbette manidardır. Bu açıklamalar da gösteriyor ki, Kobanê ‘de yenilen sadece DAİŞ değildir, Kobanê ‘de yenilen sömürgeciliktir, gerici ulus devlet zihniyetidir.

Haziran’da yapılacak genel seçimlere de Kobanê direnişi damgasını vuracaktır.

İşte bu yüzden hem yerel hem bölgesel düzeydeki düzen siyasetçileri panikler bir havada demeçler vermeye başladılar. Nasıl ki Kobanê ‘de bu karanlık yapı yenilgiye uğratıldıysa bu seçimlerde de ülkemizin her karış toprağında bu zihniyetin yansımaları sökülüp atılacaktır.

Tehlike çok yönlü ve sistematiktir. DAİŞ’in yarattığı tahribata baktığımızda bir cinnet halinden bir çıldırmışlık halinden söz edebiliriz. Mücadele sadece hak hukuk mücadelesi de değildir. Bu gün Kürt halkının omuzlarına binmiş mücadele büyük insanlık mücadelesidir. Bu yüzden Kobanê bir anda bütün insanlığın umudu haline gelmiştir.
MAHİR AVAŞİN

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>